CÜMLEDE ANLAM GENİŞ KONU ANLATIMI
1. Öznel ve Nesnel Yargılı Cümleler
-
Nesnel Yargı: Doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanabilen, kişiden kişiye değişmeyen, tarafsız yargılardır.
-
İpucu: “Bence” kelimesini başına getirdiğinde cümle anlamlı olmaz.
-
Örnekler:
-
Yazarın son kitabı toplam 12 öyküden oluşuyor.
-
Türkiye’nin en yüksek dağı Ağrı Dağı’dır.
-
Eserde olaylar bir kasaba hastanesinde geçmektedir.
-
Su, deniz seviyesinde 100 derecede kaynar.
-
-
-
Öznel Yargı: Söyleyenin duygu ve düşüncelerini içeren, kanıtlanamayan, kişisel beğenilere dayalı yargılardır.
-
İpucu: “Bence” kelimesiyle uyumludur.
-
Örnekler:
-
Şairin son kitabındaki öyküler çok sürükleyici.
-
Mavi, insan ruhuna en çok huzur veren renktir.
-
Filmin müzikleri izleyiciyi adeta büyülüyor.
-
Kasabanın dar sokaklarında yürümek insana hüzün verir.
-
-
2. Neden-Sonuç (Sebep-Sonuç) Cümleleri
Eylemin gerçekleşme gerekçesini bildiren cümlelerdir. Genellikle “-dığı için, -den dolayı, yüzünden” gibi ifadelerle kurulur.
-
Örnekler:
-
Yollar kar nedeniyle kapandığı için köye gidemedik.
-
Seni göremediğimden dolayı haber bırakmak zorunda kaldım.
-
Aşırı sıcaklar yüzünden tarım ürünleri kurudu.
-
Geç kaldığı için toplantıya alınmadı.
-
3. Amaç-Sonuç Cümleleri
Eylemin hangi amaçla yapıldığını bildiren cümlelerdir. Neden-sonuçtan farkı, sonucun henüz gerçekleşip gerçekleşmediğinin (amacın hasıl olup olmadığının) belirsiz olmasıdır.
-
İpucu: “-mak için” yerine “-mak amacıyla” getirebiliyorsanız o bir amaç cümlesidir.
-
Örnekler:
-
Kilo vermek için (amacıyla) her sabah spor yapıyor.
-
Borçlarını ödemek üzere bankadan kredi çekti.
-
Ailesini görmeye memleketine gitmiş.
-
Şair, duygularını daha iyi anlatabilmek amacıyla imgelere başvurur.
-
4. Koşul (Şart) Cümleleri
Bir eylemin gerçekleşmesinin başka bir duruma bağlı olduğu cümlelerdir.
-
Örnekler:
-
Erken yatarsan sabah dinç uyanırsın.
-
Düzenli çalışmak şartıyla bu sınavı kazanırsın.
-
Akşama geri getirmek üzere kalemimi alabilirsin.
-
Hava güzel olursa hafta sonu pikniğe gideriz.
-
5. Karşılaştırma Cümleleri
En az iki farklı varlık, kavram veya durumun benzerlik ya da farklılık yönünden kıyaslanmasıdır. “En, daha, kadar, ise” gibi kelimeler sık kullanılır.
-
Örnekler:
-
Sınıfın en çalışkan öğrencisi Ali’dir.
-
Sinema da tiyatro kadar ilgi görüyor.
-
Köy hayatı şehir hayatına göre daha sakindir.
-
Senin boyun benimkinden uzun.
-
6. Tanım Cümleleri
“Bu nedir?” sorusuna cevap veren cümlelerdir.
-
Örnekler:
-
Şiir, sözcüklerle resim yapma sanatıdır.
-
Zamir, ismin yerini tutan sözcüklere denir.
-
Kitap, bize hiç bilmediğimiz dünyaların kapısını açan bir dosttur.
-
7. Üslup ve İçerik Cümleleri
-
İçerik (Konu): “Yazar neyi anlatmış?” sorusuna yanıt verir.
-
Örnek: Romanda Kurtuluş Savaşı yıllarındaki halkın mücadelesi işleniyor.
-
Örnek: Şair, bu şiirinde doğa sevgisini dile getirmiş.
-
-
Üslup (Biçem): “Yazar nasıl anlatmış?” sorusuna yanıt verir. Dilin ağır mı sade mi olduğu, cümlelerin uzunluğu gibi teknik detaylardır.
-
Örnek: Yazar, halk dilindeki deyimleri ustaca kullanmış.
-
Örnek: Sanatçı, eserinde kısa ve devrik cümlelere yer vermiş.
-
8. Karıştırılan Diğer Anlam İlişkileri
-
Varsayım: Olmamış bir şeyi olmuş gibi kabul etmek. (Diyelim ki, tut ki, farz et ki…)
-
Örnek: Diyelim ki uçağı kaçırdın, ne yapacaksın?
-
-
Ön Yargı (Peşin Hüküm): Bir olay sonuçlanmadan söylenen olumlu veya olumsuz yargılardır.
-
Örnek: Bu çocuk asla başarılı olamaz.
-
-
Hayıflanma: Kişinin kendi yapmadığı bir şeyden dolayı üzülmesi (Kaçırılan fırsatlar).
-
Örnek: Keşke gençken daha çok kitap okusaymışım.
-
-
Pişmanlık: Yapılan bir hatadan dolayı duyulan üzüntü.
-
Örnek: Ona bu kadar ağır sözler söylememeliydim.
-
-
Sitem vs Yakınma:
-
Sitem: Kırgınlığın direkt kişinin yüzüne söylenmesi. (Aşk olsun, beni yine aramadın.)
-
Yakınma: Birinden duyulan rahatsızlığın başkasına anlatılması. (Bir kere de arasa dişimi kıracağım.)
-
Daha Fazla Örnekle Pekiştirelim:
-
Azımsama (Miktarı az bulma): “Bu kadarcık parayla geçinilir mi?”
-
Küçümseme (Değer vermeme): “Sen kim, avukat olmak kim!”
-
Tahmin: “Annem şimdi çoktan eve varmıştır.”
-
Olasılık: “Belki yarın hava daha güzel olur.”
-
Doğrudan Anlatım: Tanpınar, “Edebiyat bir ruh terbiyesidir,” demiştir.
-
Dolaylı Anlatım: Tanpınar, edebiyatın bir ruh terbiyesi olduğunu söylemiştir.
