Mayıs 28, 2026
Mayıs 28, 2026
Mayıs 25, 2026
Mayıs 25, 2026
Mayıs 9, 2026
Mayıs 9, 2026
Mayıs 3, 2026
Mayıs 2, 2026
Mayıs 2, 2026
Kasım 16, 2025
Ekim 6, 2025
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
Cümle içinde aynı görevde olan (özne, nesne, tümleç veya sıfat) kelimeleri ayırmak için tercih edilir.
Örnek: Masanın üzerinde eski bir defter, kırık bir kalem, sararmış fotoğraflar duruyordu. Örnek: Genç adam sessizce, kimseye fark ettirmeden, adeta bir gölge gibi odadan süzüldü.
Bağımsız birden fazla cümleyi tek bir yüklem zinciriyle birbirine bağlarken kullanılır.
Örnek: Kapıyı açtı, etrafa şüpheyle baktı, hızlı adımlarla içeri girdi. Örnek: Gün bitti, gökyüzü karardı, şehir derin bir sessizliğe büründü.
Özellikle uzun cümlelerde eylemi yapan kişiyi/nesneyi belirgin kılmak ve okuyucunun nefes almasını sağlamak için özne sonrasına konur.
Örnek: İhtiyar balıkçı, yıllardır dalgalarla boğuştuğu bu emektar teknenin güvertesinde ilk defa geleceğe dair derin bir endişe hissediyordu.
Cümleye ek bilgi veren ama çıkarıldığında cümlenin yapısını bozmayan ifadeleri sınırlandırmak için iki virgül arasına alınır. (Bu görev için kısa çizgi de kullanılabilir).
Örnek: Doğup büyüdüğü şehri, İstanbul’u, on yıl aradan sonra ilk kez bu kadar net hayal ediyordu. Örnek: Bu kararı verirken, siz de çok iyi biliyorsunuz ki, başka hiçbir çarem kalmamıştı.
Şiirsel veya vurgulu anlatımlarda, tekrarlanan kelimelerin arasına ahengi sağlamak için konur.
Örnek: Zaman, yine zaman, yine zaman… Akıp giden bu nehirde durduramadığımız tek şey.
Birinin sözünü tırnak işareti kullanmadan doğrudan aktarıyorsak, alıntı cümlenin bittiğini göstermek için virgül koyup “dedi, sordu” gibi ifadelerle devam ederiz.
Örnek: Haftaya yapılacak büyük toplantıya ben de katılacağım, dedi.
Diyaloglarda konuşma çizgisiyle başlayan ifadenin bittiği yere yerleştirilir.
Örnek: – Bu akşam sahilde biraz yürüyelim mi, diye mırıldandı.
Edebi metinlerde, karakterin konuşmaya başlayacağını belirten giriş cümlesinin sonuna konur.
Örnek: Öğretmen, sınıfa dönerek, – Herkes ödevlerini hazırlasın, dedi.
Cümle başındaki evet, hayır, peki, tamam, elbette, haydi gibi yönlendirici kelimeleri ana cümleden ayırır.
Örnek: Evet, söylediğin her kelimenin arkasında durman beni etkiledi. Örnek: Haydi, güneş batmadan şu tepenin ardındaki köye ulaşmalıyız.
Cümledeki bir sıfatın önündeki isimle bağlanıp yanlış bir anlam yaratmasını engellemek için hayat kurtarıcı bir görev üstlenir.
Örnek: Hasta, doktora uzun uzun dert yandı. (Eğer virgül olmasaydı, doktorun hasta olduğu anlamı çıkabilirdi). Örnek: O, eski binanın önünde saatlerce birini bekledi. (Binanın mı eski olduğu, yoksa o kişinin mi beklediği netleşir).
Mektuplarda, resmi yazışmalarda veya konuşma metinlerinde sesleniş ifadelerinin sonuna getirilir.
Örnek: Sevgili Dostum, Örnek: Değerli Katılımcılar,
Matematiksel ve finansal gösterimlerde tam sayı ile ondalık kısmı ayırmak için kullanılır. (İngilizcedeki noktanın aksine, Türkçede virgül kullanılır).
Örnek: Enflasyon oranı bu ay %4,8 olarak açıklandı. Örnek: Çocuğun boyu tam 1,75 metre olmuş.
Eğer bir cümlede birden fazla zarf-fiil eki (-erek, -ip, -meden…) almış kelime sıralanıyorsa, aralarına virgül konur.
Örnek: Sorulara sakin sakin düşünüp, çevresindekileri de gözlemleyerek cevap veriyordu.
Bu işaret zamirleri cümlede özne görevindeyse, sonraki kelimelerle sıfat tamlaması kurmasını önlemek için virgülle ayrılır.
Örnek: Bu, hayatım boyunca aldığım en radikal ve en doğru karardı.
Yazar adı, kitap adı, yayınevi ve basım yeri gibi bilgileri birbirinden ayırırken kulanılır.
Örnek: TANPINAR Ahmet Hamdi, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Dergâh Yayınları, İstanbul, 2012.
Virgülü doğru kullanmak kadar, nerede kullanmaman gerektiğini bilmek de bir o kadar önemlidir. İşte en sık yapılan hatalar ve kuralları:
Tek Bir Zarf-Fiilden Sonra Konmaz: Eğer cümlede sadece bir tane zarf-fiil varsa oraya virgül koyamazsın.
Yanlış: İçeri girerek, montunu astı.
Doğru: İçeri girerek montunu astı.
Bağlaçlardan Önce veya Sonra Konmaz: ve, veya, yahut, ama, çünkü gibi bağlaçların sağına soluna virgül iliştirilmez.
Yanlış: Yarın erken uyanmalıyım çünkü, yolculuk uzun sürecek.
Doğru: Yarın erken uyanmalıyım çünkü yolculuk uzun sürecek.
Tekrarlı Bağlaçların Arasına Konmaz: hem... hem..., ya... ya..., ne... ne..., gerek... gerek... gibi yapıların ortasına virgül girmez.
Yanlış: Ne kitap okuyor, ne müzik dinliyor.
Doğru: Ne kitap okuyor ne müzik dinliyor.
Pekiştirme/Bağlama Görevindeki “da / de”den Sonra Konmaz:
Yanlış: Sen de, bizimle gelmelisin.
Doğru: Sen de bizimle gelmelisin.
Şart Ekisinden (-se / -sa) Sonra Konmaz:
Yanlış: Hava güzel olursa, yürüyüşe çıkarız.
Doğru: Hava güzel olursa yürüyüşe çıkarız.
Zarf-Fiil Anlamı Katan “-mı / -mi” Edatından Sonra Konmaz:
Yanlış: Bahar geldi mi, buralar cennete döner.
Doğru: Bahar geldi mi buralar cennete döner.
Yorum Yaz